fbpx

Kral ve Değirmencinin Öyküsü

Bu hikâye, cesur bir değirmencinin hikâyesidir ve aslında bu hikâye, adaletin hikâyesidir…

Bugün adaletin simgesi haline gelmiş ünlü “Berlin’de Hakimler Var!” sözünün kaynağını öğrenmek ister misiniz?

II. Frederick oldukça ilginç bir insanmış. Hatta öyle ilginçmiş ki daha tahta gelmeden önce babası I. Frederick’in tepkisini fazlasıyla çekmeyi başarmış.

Çünkü II. Frederick, şimdiye kadarki kralların aksine sporla ilgilenmeyen, avdan ve askerlikten hoşlanmayan bir insanmış. Üstüne üstlük bir de yakın arkadaşı olan Bach’tan flüt dersleri alması sarayda alay konusu olmasına ve babasının bir gün sinirlenip II. Frederick’in üzerine yürüyüp öfkeyle kılıcını çekmesine sebep olmuş.

1740 yılında babasının ölümü üzerine Alman tahtına oturan II. Friedrich’ in ilk icraatlarından biri ülkede işkenceyi yasaklamak olmuş. Düşünce özgürlüğünün önemini dile getiren 28 yaşındaki kral, basın üzerindeki sansürü de kaldırmış. Almanya’yı Almanya yapan “Büyük Friedrich” olarak tarihe geçecek olan Avrupa’nın bu en aydın kralı, hastalığa yol açtığına inanılan patatesi yemeyen halkının bu inancını kırarak, onlara patates yemeyi öğretmiş. Bu nedenle, günümüzde de II. Friedrich’ in mezarını ziyaret eden Almanlar, çiçek demeti yerine, yanlarında getirdikleri patatesleri kralın mezarına bırakırlar (II. Friedrich’in kırmızı proferi taşından yapılmış anıt-mezarı, Palermo Ketadrali’nde bulunmaktadır).

II. Frederick hakkında size kısa bir bilgi verdikten sonra asıl konuya gelebiliriz…
Bu hikâye, adaletin simgesi olmayı başarmış ve hala hukuk fakültelerinde anlatılan bir olay olarak nefes almaya devam etmiştir. 

Bu hikâyeyi sizlere, Sunay Akın’ın anlatımıyla aktarmak istedim…

Sanssouci Sarayı, Potsdam

Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam’dan geçerken orayı çok beğeniyor ve ‘Bana şuraya bir saray yapın” diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral’ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.

– Buyrun?
– Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
– Satmıyorum ki ne parası?
– Saçmalama Kral istedi.
– Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.

Adamları gelip Kral’a diyorlar ki;
– Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
– Çağırın bakalım bana şu adamı.

Değirmenci gelip, Kral’ın karşısında duruyor. II. Frederick;
– Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
– Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
– Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
– Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya’nın her yerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!

II. Frederick ayağa kalkıyor;
– Unutma ki ben Kralım!

Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
– Asıl sen unutma ki Berlin’de hâkimler var!

Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar, kral bile olsa, adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. 
Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. “Berlin’de hâkimler var!”

Potsdam’da Sanssouci Sarayı. Saray ve değirmen yan yana. Kral ve değirmenci komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
– Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
– Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.

Bu hikâyeden yüzyıllar sonra ise aynı yerde yaşanan başka bir hikâye daha var…
31 Aralık 1917. Berlin’de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti var orada. Aralarından genç bir subay bu öyküyü anlatıyor. Ve;
– Hadi Potsdam çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yan yana görelim.
Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan genç subay tek başına kalkıp gidiyor. Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun.

İşte o genç subay Mustafa Kemal Atatürk’tür…

Adalet, bir kral ile bir değirmenciyi komşu yapmayı başarmıştır Almanya’da… 

Sanssouci Sarayı Ziyaret Bilgileri

Ziyaret Günleri: Pazartesi hariç her gün
Ziyaret Saatleri: 1 Ocak – 31 Mart arası 10:00’dan 16:30’a kadar, 1 Nisan – 31 Ekim arası 10:00’dan – 17:30’a kadar
Giriş Ücreti: Ocak 2024 itibariyle 22 Euro

Bilet satın almak için https://tickets.spsg.de/korona/?theme=-35756263 adresini ziyaret edebilir ya da gittiğinizde gişeden alabilirsiniz.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Ödemeye Devam Et